Kızıl gezegen Mars, hepimiz için bir umut odağı haline geldi. Özellikle 2020 yılının insanlar üzerindeki kötü etkisinden sonra, SpaceX gibi firmalar Mars’a seyehat için çeşit çeşit yollar aramaya başladılar. Kızıl gezegen Mars, görünüm itibari ile adeta ABD’deki Nevada çöllerini bizlere aratmıyor. Güneş sisteminde bulunan gezegenler arasında, Dünya’ya en çok benzeyen gezegen olan Mars’da hayatın olup olamadığı da bir kesinlik kazanmış değil. Çünkü yaşam kaynağımız olan suyun Mars’ta olup olmadığını maalesef bilmiyoruz. Bu konu hakkında Gökbilimciler ve Bilim Adamları da hatırı sayılır bir açıklama yapmıyor.

Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde teknolojinin ve gözümüzü uzaya dikmemizi sağlayan merceklerin gelişmesiyle birlikte artık Kızıl gezegen Mars’ı daha iyi görür olduk. Mars’a yakından baktığımız zaman çevresinde dikkat çekici yeşil ışıkları görüyoruz. Bunu Gökbilimciler ve Bilim Adamları Mars ile her konuşmalarında dile getiriyorlar. Ve sonunda konuya açıklık getirilmiş gibi gözüküyor.

Mars'taki yeşil ışıklar aslında ne?
ESA

Mars ‘ı neden Kızıl Gezegen olarak adlandırıyoruz

Mars’taki yeşil ışıklar konumuza geçmeden önce biraz gezegenin öne çıkan özelliklerinden bahsedelim. Mars’ı hepimiz Kızıl Gezegen olarak biliriz. Buna o rengini veren Demir oksit maddesidir. Ve bu maddeden Dünya üzerinde çok az bulunur. Ama tahmin edebileceğiniz gibi Mars bununla çevrili bir gezegen.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi teknolojinin ilerlemesi ile birlikte Gökbilimciler ve Bilim Adamları gezegenler hakkında göremediğimiz detayları görmeye başladılar. Konumuz Mars’tan devam edecek olursak; son yıllarda Mars’taki yeşil ışıklar Gökbilimciler’in dikkatinden kaçmamışa benziyor. Çünkü bununla ilgili uzay ajansları oldukça büyük araştırmalara girişmiş durumda. Nature Astronomy dergisinde yayınlanan bir makalede, ExoMars Trace Gas Orbiter uzay aracının Mars atmosferini gözlemlediği esnada kameralarına yeşil bir ışık takıldı. Bu ışık aynı Satürn’ün çevresinde bulunan meteor dizilimine benziyordu. Mars’taki yeşil ışıklar, Mars atmosferinde oluşan Güneş ışığıklarından yayılan oksijen atomlarından elde edilen bir enerjinin sonucu. Oksijen atomlarının enerji seviyesi normalden daha fazla yükseldiğinde, sonunda söner ve dinlenme haline geri döner. Bu dinlenme hali olarak adlandırdığımız olayın ardından Mars’taki yeşil ışıklar ortaya çıkmaya başlar.

ExoMars Trace Gas Orbiter uzay aracı
ExoMars Trace Gas Orbiter uzay aracı

Bu oksijen atomlarının yüksekliğinin, Karbondioksit (CO2) basıncına bağlı olarak Mars Atmosferinden 80 Km ila 120 Km arasında bir yerde olduğunu tahmin edebiliriz.

Araştırmanın ortak yazarı Dr.Manish Patel konuyu şöyle açıklıyor:

“Bu emisyonun yüksekliğine bakacak olursak; aslından direk gözümüzü atmosfere çevirmemiz gerek. Yeşil ışıklar ortaya çıktığı zaman, atmosferin kalınlığı ve ne gibi değişiklikler olduğunu görebiliriz. Yani eğer bunu gözlemlemeye devam etmek istiyorsanız öncelikle Atmosferin yüksekliğinin ne denli değiştiğine odaklanın. Örnek vermek gerekirse Mars’ta gerçekleşen toz fırtınaları esnasında Atmosferin yüksekliğinin değiştiğini gözlemliyoruz. Bu sorun Uzay araçlarımızın Mars atmosferine girmesini de oldukça etkilemiş durumda. Çünkü atmosferin ne kadar kalın olacağını sonradan kestirmek mümkün değildir.”

Bu araştırma sonunda Mars’a insanlı keşifler başlayacak

Mars’ta yapılan bu gözlem sonunda, Kızıl Gezegene yapılacak bir insan keşfi olayların seyrini çok kritik şekilde etkileyebilir. Patel’ın açıkladığı gibi, bunu uzun bir zaman boyunca gözlemlememiz gerekecek. Çünkü yeşil ışıkların ne denli radyasyon yayıp yaymadığını henüz bilmiyoruz. Dünya Atmosferinde bile Güneş Işıklarından aldığı oldukça tehlikeli radyasyon değerleri mevcut. Araştırmanın en büyük fikir sahibi olan Avrupa Uzay Ajansı (ESA) Kızıl gezegen Mars’ın atmosferinin ne zaman tehlike arz edip, ne zaman tehlike arz etmediğini anlamak için yoğun çalışmalara girmiş durumunda. Çalışmaların sonunda kesinlikle eminim ki Mars’a insanlı keşifler başlayacak.