Tübitak kabul etmedi, dünya peşine düştü

Mühendis Beyinler'in yaptığı habere göre, yakın bir arkadaşının geçirdiği kaza sonucunda aldığı boyun darbesi sonrasında felç olmasının ardından, arkadaşına bilgisayar kullanımı için yardımcı olmak isteyen 26 yaşındaki Mehmet Türker, önemli bir buluşa imza attı. Mehmet Türker'in geliştirdiği kafa hareketleri ile kumanda edilebilen mouse projesi Glassouse, el müdahalesi gerektirmeyen proje engelliler için büyük bir kolaylık sağlıyor.



26 Yaşındaki Mehmet Türker'in araştırmalara başlaması, çok yakın bir arkadaşının geçirdiği talihsiz kaza ardından felç olmasıyla başladı. Öncelikle arkadaşının bilgisayar ve diğer akıllı cihazları kullanması adına uzun bir araştırma dönemine giren Türker, piyasadaki ürünlerin yetersiz ve fazla pahalı olmasından ötürü kafasında tasarladığı ürünü kendisi tasarlayıp yapmaya karar verdi. Türker önce tasarladığı proje için TÜBİTAK'a başvurdu ancak projesi reddedildi. Bu red karşısında yılmayan Türker, İngiltere'de düzenlenen buluşlar zirvesine katılarak şansını denedi. Tam yirmi ülkenin katıldığı ve yüzlerce proje sunduğu zirvede Glassouse projesi ile Mehmet Türker birinci oldu. Birincilik ödülünün ardından projeyi seri üretime dökmek isteyen Türker, Çin'li teknoloji firmalarından teklifler aldı. Teklifler ile anlaşan Türker'in Glassouse projesi Türk patent ve Çin menşeili olarak üretilmeye başlandı.




Tıklamaları gerçekleştirmek için ağıza alınan silikon bir parçadan ve kafa hareketlerini algılaması için bir gözlük gibi kullanılan gövdeye sahip olan Glassouse, felçlilerin akıllı telefonları, uygulamaları ve bilgisayar kullanmalarına imkan sağlıyor. 'Smart' uygulamalara bağlı cihazların kullanılmasına imkan sağlayan cihaz, dokuz noktadan kafa hareketlerini algılayabiliyor ve kafa hareketlerini hiçbir şekilde kaçırmıyor.




Tamamı Türk mucitler tarafından tasarlanan ve patenti alınan böylesine bir projenin TÜBİTAK tarafından gerekli yeterliliğe sahip olmadığından ötürü reddedilmesi, dünya ülkelerinin dikkatini çekip ilgi görmesi, hatta sahiplenilmesi tabii ki çok üzücü bir durum. Bu ürünlerin üstüne üstlük Türk vatandaşlarının hizmetine sunulması için ÖTV ve Gümrük vergisine maruz kalması ise tam anlamıyla bir talihsizlik.




Duruma haklı olarak tepki gösteren Türk bilim insanları ve proje geliştiricileri, seslerini duyurup, bu projelerinin Türkiye'de üretilip dünyaya açılması için çabalıyor.

Author